Boş marina bulmak zor

İş dünyasının yat tutkusu ile yabancı yatların Türkiye’yi tercih etmesi yat limanlarında kapasitelerin tamamen dolmasına neden oldu.

Yerli ve yabancı yatçıların yoğun ilgisiyle karşılaşan yat limanlarında (marina) yer yok. Kapasiteleri yüzde 100 dolan marinalar ancak 2-3 yıl sonrasına gün verebiliyor. ‘Çok önemli kişiler’den bile torpil ricası alan marinacılar ise çaresiz. Çünkü, en az 30 bin adet olması gereken Türkiye marina kapasitesi, henüz 12 bin seviyesinde.

Kapasite yetersizliği en zengin turistin Türkiye’ye gelişini de olumsuz etkiliyor. Dünya sularında yüzen yüzlerce mega yat, bağlanacak yer olmadığı için Türkiye’ye uğramıyor. Tekne sahibi olup yer bulamayanların kendilerinden torpil istediğini belirten Setur Marinas Genel Müdürü Vedat Midilli, ‘İnsanlar ciddi bir para verip tekne alıyor ama sonra bakıyor ki bağlayacağı yer yok. O zamanda eşten dostan torpil aramaya başlıyor’ derken, Milta Bodrum Marina Genel Müdürü Ömer Karacalar ise, ‘Şu anda 450 yat bağlama kapasitemiz var. Ancak marinada 520 tekne var. Bize başvurup yer bulamayan çok. Torpillere bile cevap verecek durumda değiliz’ diyor.

Türkiye’de halen turizm işletme belgeli 30’a yakın marina var. Bu marinalarda 8 bin 500 adet yat bağlama kapasitesi bulunuyor. Bu sayı barınaklar ve koylardaki bağlama kapasiteleriyle birlikte 12 bine kadar çıkıyor. Ancak Türkiye’nin artan ihtiyaca cevap verebilmesi için en az 30 bin yat bağlama kapasitesine ulaşması gerekiyor.

Son yıllarda özellikle İstanbul’daki marinalarda yer bulmanın mümkün olmadığına dikkat çeken Koç Grubu’na ait Setur Marinas Genel Müdürü Midilli, ‘İstanbul’da bu sıkışıklık 2 yıldır devam ediyor. Turizm işletme belgeli 2 marina var. Bunun dışında boğazda ve Marmara kıyılarında birçok barınak var. Ancak son yıllarda tekne sahipliğinde yaşanan artış mevcut yerleri doldurmuş durumda. Tekne alıp bağlayacak yer bulamayanlar, torpil istiyor’ dedi.

Torpillere de cevap veremiyoruz

Yüzde 100’ün üzerinde doluluk yaşayan Milta Bodrum Marina’nın Genel Müdürü Ömer Karacalar da, yat bağlama kapasiteleri 450 olmasına rağmen, marinada 520 tekne bulunduğuna dikkat çekerek, birçok başvuruyu geri çevirdiklerini, torpillere bile cevap verecek durumda olmadıklarını vurguladı. Marina inşaatlarındaki gecikmelerden yakınan Karacalar, bu nedenle belli metrenin üstünde olan ve çok para bırakan 2-2 bin 500 mega yatın kapasite yetersizliği nedeniyle Türkiye’ye gelemediğini söyleyerek, Bodrum’da şu anda 3 marina olduğunu, inşaat halinde olan ya da tahsisi yapılmış marinaların bulunduğunu anlattı. Karacalar, ‘Maalesef bürokrasi yapım süresinin uzamasına neden oluyor. Bir marina yapmak isterseniz eğer çok şanlıysanız 3 -5 yılı bulur’ dedi.

Bugün Akdeniz çanağının Batı kısmının dolu olduğunu kaydeden Karacalar, İtalya, Fransa ve İspanya’da yer olmadığını ifade ederek, ‘Geriye Hırvatistan, Yunanistan ve Türkiye kalıyor. Amacımız Yunanistan ile birlikte Ege çanağını canlandırmak. Son yıllarda artık kışın da marinalar yüzde 100 doluyor. Yurtdışından gelen teknelerin çoğu Almanya, İngiltere ve Hollanda’dan geliyor’ diye konuştu.

2-3 yıl sonrasına gün veriliyor

Türkiye’nin en eski marinalarından biri olan Ataköy Marina’da uzun bir süre yöneticilik yapan Sedat Altunay ise, marinalarda yer kiralamak isteyenlere artık 2-3 yıl sonrasına gün verildiğini söyledi. Bu sorunu yeni marina yatırımının yapılmamasına bağlayan Altunay, şöyle konuştu:

‘Talep artışı nedeniyle tekne bağlama ücretlerine de zam yapıldı ama insanlar beni bile arayıp, yer bulmamın mümkün olup olamayacağını soruyor. Bu insanlar Türkiye’nin en önde gelen insanları. Yurtdışından gelen tekneler de Türkiye’de kendilerine yer bulamyor. Yani Türkiye’de yat turizmini kendi ellerimizle öngörüsüzlüğe mahkum ettik. Bugün tekne satın alan insanlara 3 şey soruluyor; Paranız var mı, zamanınız var mı ve teknenizi bağlayacak yeriniz var mı? Birçok insan bu nedenle tekne almaktan bile vazgeçiyor.’

Dünyadaki yüzlerce mega yatın da Türkiye’de bağlanacak marina olmadığı için gelemediğini kaydeden Altunay, ‘Türkiye’de bugüne kadar bir tane bile mega yat limanı yapılmamış. Yapmak isteyenlerin de izinlerini iptal ediyorlar’ dedi. Altunay, yatla zengin turistin geldiğini belirterek, ‘Bunlar geldikleri ülkelerde bağlama parasından, yakıt parasına ve restorana kadar birçok konuda ciddi ödemeler yapıyor. Sadece bir tekne sahibinin günlük harcaması 600-700 euroyu buluyor’ diye konuştu.

Akdeniz’de 700 bin yat dolaşıyor

Marinalarda yer bulmak isteyenlerin kendisinden de torpil istediğinin altını çizen Martı Grubu Yatırım ve İş Geliştirmeden Sorumlu Koordinatör Oktay Varlıer, şunları söyledi:

‘Birçok kişi ile konuşuyorum. Adamlar bana ‘yat alacağım ama nereye bağlayacağımı düşünüyorum’ diyor. Bugün Akdeniz’de 700 bin yat dolaşıyor. Tüm Akdeniz’deki yat bağlama kapasitesi ise sadece 300 bin. Dolayısıyla bu konuda ciddi bir açık var. Türkiye bu konuda çok bakir. En az 30 bin yat bağlama kapasitesine ulaşılması gerekiyor ki, bu sorunlar yaşanmasın.’

Yatırım yaparken izinler konusunda büyük sıkıntı çeken Port Bodrum Yalıkavak Marina’nın sahibi Cefi Kamhi ise, marinadaki tüm kapasitenin dolu olduğunu ve kıpırdayacak yer olmadığını ifade etti. Kamhi, ‘Artık yaz-kış bu doluluk oranlarını yaşıyoruz. Bundan sonra da yeni yatırımlar yapılmazsa yer bulma ihtimali yok. Artık hükümetin marina yatırımlarını bürokratik açıdan kolaylaştırması gerekiyor’ dedi.

Fiyatlar yer yok diye artmadı

Yine talep artışına bağlı olarak marinalarda yat bağlama fiyatlarında da ciddi bir artış yaşandığı belirtiliyor. Bugün bir marinada teknenizi yıllık olarak bağlamak istiyorsanız en az 3 bin euroyu gözden çıkarmak gerekiyor.

Setur’un işlettiği Kalamış Marina’da da bir tekne için yıllık bağlama fiyatının 3-4 bin euro arasında değiştiğini kaydeden Midilli, ‘Fiyatlar ‘yer yok’ diye artırılıyor’ söylentilerine ise karşı çıkıyor. Midilli, ‘Fiyatlar reel olarak bakınca yükselmedi. Marinalarda fiyatlar dövizle ifade ediliyor. Dövizde yaşanan artış enflasyonun gerisinde kaldığı için yapılan zamları enflasyonun telafisi anlamında düşünmek gerekiyor’ diye konuştu.

Gelirin yüzde 25’i yat turizminden

Türkiye’de irili ufaklı 30’un üzerinde marina bulunuyor. Bunlardan sadece 13’ü mavi bayraklı.

Marinaların toplam bağlama kapasitesi ise 12 bin civarında.

Türkiye turizm gelirlerinin yüzde 25’i yat turizminden elde ediliyor.

Marina yatırımı yapmak için 11 bakanlıktan görüş almak gerekiyor.

Bakanlıkların ardından yerel belediyelerden izin alınıyor.

Yatırım süreci normal prosedür devam ederse 3-4 yıl sürüyor.

Maliye Bakanlığı’na yatırım süresince bedel ödeniyor.

Yeni marina yatırımları sürüyor

Türkiye’de yeni yapılan marina yatırımları da var. Bunlardan birisi de Doğuş Grubu’nun Didim’de yaptığı marina yatırımı. İlk marina yatırımını Bodrum Turgutreis’de yapan firmanın Didim’deki marina yatırımı denizde bağlama için 450 ve karada park için 650 tekne kapasiteli olarak planlandı. Grup bu yatırım için 52 milyon dolar harcayacak. Doğuş Grubu üçüncü yatırımını ise önümüzdeki yıllarda Dalaman’da düşünüyor.

Bir diğer marina yatırım ise İstanbul Pendik’te gerçekleştiriliyor. Pendik Belediyesi’nin de ortak olduğu marinanın önümüzdeki yıl açılması planlanıyor. İstanbul’un 3’üncü yat limanı olacak Pendik Marinası ‘yap-işlet-devret’ modeliyle yapılıyor. 80 milyon dolara mal olması beklenen marina 500 yat kapasiteli olacak.

MAVİ BAYRAKLI MARİNALAR

İstanbul’da Kalamış ve Ataköy Marina; Antalya’da, Kemer Türkiz Marina, Setur Finike Marina, Çelebi Marina; Muğla’da, Ece Marina, Port Göcek Marina, Netsel Marina, Akdeniz Martı Marina, Milta Marina, D-Marin Turgutreis, Port Bodrum Yalıkavak, Milta Bodrum; Aydın’da ise Setur Kuşadası Marina ve Setur Ayvalık Marina.

I will be using my research https://justdomyhomework.com to put together an entry that explains how you can track your application and what you will see on our site as we process your application