Aşıklar şehri Roma üç binlik tarihe sahip, Roma’ya aşık olmamak imkansız gibi. Hele ki gün batımında her yer kızıl ve sarıya bürününce…

Roma İmparatorluğu, Roma mimarisi, Roma Hukuku… Dünya tarihinde çok önemli bir yere sahip olan bu şehir aynı zamanda aşıkların şehri. Gidenlerin “her yer aşk kokuyor” diye tanımladıkları Roma’yı tersinden okuduğunuzda bir süprizle karşılaşıyorsunuz. “Amor” yani AŞK…

Roma’ya yolunuz düştü gezip görmeden dönmeyeceğiniz yerler;

Colosseum

Roma’nın tarihi simgesi olan Colosseum’un esas adı Flavius Amfitiyatrosu. Vespasiamus tarafından M.S 72 ile 80 yılları arasında yaptırılmış. Neron intihar edince yerine geçen Vespasianus, Neron’u unutturmak ve halkın sempatisini kazanmak için gölü kurutup halka açık bir eğlence yerine dönüştürmeye karar vermiş. Seyirci kapasitesi 55 bin olan Colesseum, tiyatro gösterilerini sunmak için yapılmışsa da, daha sonraları gladyatörlerin dövüş alanı haline gelmiş. Colesseum, 19. yüzyıla kadar dünyanın en büyük amfitiyatrosuydu.

Trastevere

Bir zamanlar asıl Romalıların oturduğu yer olarak bilinen, genç ve yabancıların en çok rağbet ettiği, Roma’nın en eski ve popüler semti Trastevere. Semtin daracık Ortaçağ sokakları lokanta, butik ve pub’larla dolup taşıyor. Özellikle yaz akşamları sokakları, lokantaların masaları, sokak şarkıcıları şarkı söyleyen satıcılar ve turist yığınlarıyla kaplı oluyor. Kapkaççılara dikkat!

İspanyol Merdivenleri

Merdivenler, Fransız kralı XV. Louis tarafından 1510 yılında yaptırılan Trinita dei Monti Kilesesiyle meydan arasında bağlantı kurmak için 1725 yılında yapılmış. İspanyol merdivenleri yılın her gününde gençlerin, turistlerin buluştuğu, oturup sohbet ettiği, şarkı söylediği şehrin en popüler yeri.

Piazza Navona

Navona Meydanı Roma’nın en çok rağbet gören yerlerin başında geliyor. M.S 86 yılında İmparator Domiziano halkın sempatisini kazanmak için 33 bin kişilik bir Campus Agonis (yarış alanı) yaptırmış. Meydanın etrafındaki binalar o stadyumun sıralarının bulunduğu yerin üzerine inşa edilmiş. Ortada mimar Bernini’nin dünyanın dört büyük nehrini betimleyen çalışması ve iki yanındaki çeşmelerle tüm meydan Barok döneminin en güzel örneklerinden biri. Meydanın etrafındaki kafe ve lokantalar devamlı açık.

Roma Forumu

Forum, eski Roma’da şehri siyasi, ticari ve hukuki merkeziydi. Bugün kalıntı olarak görülebilen bu yer halkın gününü geçirdiği, toplandığı, sözleştiği cıvıl cıvıl bir alanmış.

Pantheon

Pantheon, M.Ö. 27 yılında Atium Savaşı’nın zaferi için bütün tanrılara şükretmek amacıyla İmparator Augustus’un damadı M.Agrippa tarafından yaptırılmış. Daha sonra bir yangına kurban gidince, İmparator, Hadrianus M.S 118’de yeniden inşa ettirmiş. 43 m. çapındaki kubbesi ve ortasındaki tek ışık kaynağı olan 9 metre çapındaki açıklığıyla, Roma mimarisinin bir harikası olarak bugünlere kalabilmiş.

Trevi Çeşmesi

Biz Türklerin “Aşk Çeşmesi” diye tanımladığı Trevi Çeşmesi 1762’de tamamlanmış. O zamanlarda sanat eserlerinde doğayı ve özellikle çeşmelerde, kayalıkları ve mitolijiyle ilgili konuları yansıtmak modaymış. Trevi bunun en güzel örneklerinden biri. Buraya gelen herkes Roma’ya yeniden dönmek için sırtını çeşmeye dönüp sağ elinle sol omzunun üstünden çeşmeye para atarken, Türkler aşkı ile ilgili dilek tutuyor.