Seyahat acentelerinin sorunları

Teknolojinin çevrimiçi (online) olarak sunduğu imkanların seyahat acentelerinin işini giderek zorlaştıracağı belirtiliyor. İTÜ Vakfı Turizm ve Otelcilik Okulu ile Otel Temizlik Eğitimi ve Dekorasyonu Derneği (OTED) tarafından kat yöneticileri için yürütülen eğitim çalışmasında konuşan TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, internet güncelerini (bloglar) hazırlayanların birer “bağımsız acente” gibi çalıştıklarına dikkat çekerek, “Bu bağımsız acenteler önümüzdeki yıllarda seyahat acentelerinin işini elinden alabilir” dedi.

Hasan Arslan ise fuarların tanıtımdaki önemine değinerek, “Bir yandan ülkeyi doğru tanıtmak için 120 milyon dolarlık bütçe ayrılıyor, öbür yandan FİTUR’da olduğu gibi ülkemizi türbanlı kızlara tanıtarak imajımızı zedeliyoruz” dedi. Fotoğrafın ülke tanıtımında önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Halil Tuncer de herkesi yurtdışındaki eş-dostuna kartpostal yollamaya davet ederek, yıllardır çektiği fotoğrafları www.haliltuncer.net sitesine koyacağı müjdesini verdi.

İTÜ Sosyal Tesisleri’nde, 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü “Yeni Mesleki Bilgileri Edindirme ve Yönetim Tekniklerini Geliştirme Seminerleri” adıyla başlayıp, altı hafta süren eğitim çalışmalarının sonuncusu bir panel şeklinde gerçekleşti. İTÜ Vakfı Turizm ve Otelcilik Okulu Bölüm Başkanı Şaban Ali Yaşaroğlu’nun yönettiği panele, konuşmacı olarak; TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, Turizm Aktüel Dergisi sahibi ve TUYED Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Arslan ile Turizm Fotoğraf Sanatçısı Halil Tuncer katıldı.

Panelin açış konuşmasını yapan Yaşaroğlu, ilk sözü Köfteoğlu’na verdi. Birinci oturumda Cumhuriyet’in 85 yıllık tarihinde turizmin nerden nereye geldiğini ana başlıklar halinde sunan Köfteoğlu, bir soru üzerine seyahat acentelerini bekleyen tehlikeleri şöyle özetledi:

“Tüketici artık tatil kararını verirken, gitmek istediği yere kendisinden önce giden

eşe-dosta sorarak bilgi alıyor. Bu bilgilere de gazetelerde çıkanlardan daha fazla güveniyor. Tüketicideki bu eğilim, hiçbir acente, tur operatörü, otel veya uçak şirketiyle ilgisi olmayan ve birer ‘bağımsız’ acente gibi hizmet veren, İnternet güncesi (blog) yazarlarının ortaya çıkmasına yol açıyor. Bunlar bağımsız olduklarından, bloglarındaki tesis veya bölge yorum ve önerilerileri ciddiye alınıyor. Blog yazarları, günümüzde çevrimiçi (online) rezervasyon da yapabilir hale geldi. Bu durum önümüzdeki yıllarda seyahat acentelerini zorlayabilir.”

Geçen yıl Almanya’da bazı süpermarketlerin tatil satmaya başladığını anımsatan Köfteoğlu, Alman Tur Operetörleri ve Seyahat Acenteleri Birliği’nin (DRV) bu gelişme karşısında üyelerini korumak için bir kampanya başlattığını belirtti. Seyahat ecentelerinin gelişen teknolojiye ayak uydurup, onlarca paket tur organize etmeleri gerektiğine vurgu yapan Köfteoğlu, “Bunu yapmazlarsa işlerini kaybedebilirler” dedi.

İmajımızı zedeliyoruz

Türkiye’nin son 30 yıllık döneminde tanıtım bütçesinde ciddi bir sıçrama yaşandığına dikkat çeken Hasan Arslan ise, fuarların da tanıtım için önemli olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:

“Türkiye’nin imajını düzeltmek ve ülkeyi doğru tanıtmak için bir yandan 120 milyon dolarlık bütçe ayrılıyor, öbür yandan İspanya’daki FİTUR Turizm Fuarı’nda İstanbul standında türbanlı kızlar broşür dağıtıyor. Bu olayı görünce şoke oldum ve haber yapıp basına geçtim. Haber doğal olarak çok ses getirdi. Ayrıca, sayıları hızla artan tesettürlü oteller, otellerde içki verilmemesi gibi konular, ülke imajına zarar veriyor.”

Ülkemizde 1990’lı yıllarda turizmde başlayan hamleden dolayı Akdeniz’in en yeni tesislerinin kazandırıldığını anımsatan Arslan, “Son yıllarda konaklama sektöründe bir kabuk değişimi yaşanıyor. Tesisler çeşitleniyor, butik otel sayısı artıyor. Turizm Bakanlığı’nın ‘Turizm’ ve ‘Belediye’ belgeli tesisler arasındaki farkı ortadan kaldıracağını duyurması sevindirici. Tüm tesisler aynı standarda kavuşacak” diye konuştu.

Halil Tuncer’in sitesi açılıyor

Turizm Fotoğraf Sanatçısı Halil Tuncer, 1970’den bu yana Anadolu’yu karış karış gezdiğini, 20 ülkede de fotoğraf sergisi açtığını belirterek konuşmasına başladı. Fotoğraf ve kartpostalların Türkiye’nin tanıtımına ciddi katkı yaptığını belirten Tuncer konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Turizm fotoğrafçısı, tarihi ve kültürel yere bakıp, yılların içinden süzülüp gelen yönünü objektifine yansıtmayı beceren kişidir. Bir ülkede çöpü, çok olumsuz yönleri de görüp çekebilirsiniz. Önemli olan fotoğraf sanatçısının objektifine ne yansıtmak istediğidir. Önemli olan ülkenin otantik, kendine özgü karakterini, folklorunu su yüzüne çıkarıp objektife yansıtmak!”

Fotoğrafın ülke tanıtımında önemli bir yer tuttuğuna vurgu yapan Tuncer, çektiği fotoğrafların bazılarını, aralarında diplomat, kabile reisi, siyasetçi, akademisyen, gazeteci, sanatçı gibi yerli-yabancı kanaat önderlerine hediye ettiğini belirterek, “Onların duvarlarını süsleyen bu fotoğraflar Türkiye’yi doğru tanıtıyor. Sizler de en azından yurtdışındaki tanıdıklarınıza yılda bir-iki kez kartpostal atarak ülkenizi tanıtabilirsiniz” dedi.

1993’te Adıyaman Nemrut Dağı Kommegene heykelleri üzerinde yamaç paraşütüyle süzülen yabancı grubun fotoğraflarını çektiğini anımsatan Tuncer özetle şunları söyledi:

“Turizm Bakanlığı, 69 ülkenin katıldığı afiş yarışmasına benim o fotoğrafımdan yapılanı götürdü. Afişle, Türkiye’ye dünya ikinciliği kazandırdım. Ülkemi sevip tanıtmaktan son derece mutluyum” dedi.

Yılların birikimi ile çektiği fotoğrafları yakında devreye girecek olan www.haliltuncer.net sitesine koyarak ülke tanıtımına devam edeceğini söyleyen Tuncer’in bu sözleri dinleyeciler tarafından ayakta alkışlandı.

Panel sonrası dinleyiciler Halil Tuncer’in haberlerinden oluşan mini sergiyi gezip bilgi aldılar. Tuncer’i ülke tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı gerçekleşen kutlamaların ardından konuşmacılara teşekkür plaketleri dağıtılıp birlikte hatıra fotoğrafları çektirildi.

Through www.trackingapps.org the application users can also create polls between those viewing to quickly gather results