Türk Karasularında yabancı bayrak taşıyan fakat Türklere ait olan en az 30 bin lüks tekne var.

Türkiye’de düzenleme yapılmadan önce vergiler, araçların çalışma şekline, ticari ya da şirket oluşuna göre değişiyordu. Özel bir tekne almak isteyenler araç değerinin yüzde 18’i oranında KDV; KDV dahil maliyetin de yüzde 8’i oranında ÖTV ödüyordu. Böylece toplam vergi yükü yüzde 27.44’e çıkıyordu. Teknelerden alınan Motorlu taşıtlar vergisi otomobillerden alınanın 8 katına kadar çıkabiliyordu.

Bu ağır vergileri ödemek istemeyenler de teknesini ya turizm şirketi üzerine kaydettiriyor ya da yabancı bayrak taşıyor. Ağırlıklı olarak Türkiye’de Türklere ait olan teknelerin ABD’de Delaware Eyaleti Limanına bağlı oldukları dikkati çekiyor. Bu limandan sadece yıllık 350 ile 1000 dolar arası ücret ödenip ruhsat alınabiliyor.

Türkiye’de bu konunun çözümü için yapılan yeni düzenlemeler ise tam bir hayal kırıklığı olmuş durumda. Türkiye’de yapılan yeni düzenlemelerle 23 Ağustos tarihinden itibaren Türklerin sahip olduğu yabancı bayraklı yatların kütüğe kaydı için ÖTV’nin sıfırlanması, KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi ve makul düzeyde harçların getirilmesi kararı alınmıştı.

Getirilen tüm bu teşviklere rağmen sadece 50 yat sahibi Türk Bayrağı çekmek için başvurdu. Bu 50 kişinin içinde Cem Yılmaz’da yer aldı.

Sektör yetkilileri bu durumu şu şekilde açıklıyor.

Yat ve Tekne sahiplerinin en büyük korkusu Hükemetin yeniden eski vergi düzenine geçmesi.

Ayrıca Bürokratik işlemlerin çok uzun sürüyor olması bir teknenin sicil kaydının 15 gün gibi bir süreçte tamamlanması. Geminin yurt dışında kayıtlı olduğu limandan istenen birçok belge, yat sahiplerini zorluyor.

Yabancı bayrak kullanan yat ve tekneler Yunan adalarına çok rahat girip çıkabiliyor bu avantajlardan vazgeçmek istemiyorlar.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Yabancı bayraklı tekneler baş tacımız ancak kalacakları süre sınırlı olacak sözü yat ve tekne sahiplerini korkutuyor.